Büyük Teknoloji Şirketleri ICE ve CBP Operasyonlarını Nasıl Güçlendiriyor?

ABD’de genişleyen göçmenlik uygulamaları kapsamında ICE ve CBP’nin operasyonları, veri analitiğinden bulut depolamaya, yapay zekâ araçlarından gözetim altyapısına kadar büyük teknoloji şirketlerinin sağladığı sistemlerle yürütülüyor.
Detaylar haberimizde…
ABD genelinde federal göçmenlik denetimlerinin genişlemesiyle birlikte, hükümet faaliyetlerinin birçok büyük teknoloji şirketinin altyapısına dayandığı görülüyor.
Savunma teknolojileri ve BT altyapısı devi Palantir, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile yürüttüğü çalışmalar nedeniyle özellikle dikkat çekiyor. Ancak federal göçmenlik otoritelerine teknoloji satışı söz konusu olduğunda Palantir yalnız değil: ICE ve Gümrük ve Sınır Koruma (CBP), Microsoft, Amazon ve Google gibi şirketlerden ürün ve hizmet almak için yüz milyonlarca dolar ödeme yapıyor.

ICE ve CBP’nin Teknoloji Altyapısında Büyük Şirketlerin Rolü
1 Ocak 2023’ten bugüne kadar olan ve iki federal sözleşme veri tabanında—System for Award Management (SAM) ve Federal Procurement Data System (FPDS)—yayınlanan veriler ve kayıtlar incelendi. İnceleme, şirket adlarının açıkça geçtiği ya da ilgili kısaltmaların kullanıldığı sözleşmelere odaklandı. Ayrıca ICE ve İç Güvenlik Bakanlığı’nın (DHS) kurumların kullanımındaki teknolojilere ilişkin kamuya açık belgeleri de değerlendirildi. Bulgular, kurumların operasyonlarını sürdürmek için bu şirketlere önemli miktarlarda ödeme yapmaya istekli olduğunu ortaya koyuyor.
Toplamda Palantir, 2023’ten bu yana ICE’den yaklaşık 121,9 milyon dolar ödeme ve yükümlülük elde etti. Aynı dönemde ICE, Microsoft’tan en az 94 milyon dolarlık, Amazon’dan en az 51 milyon dolarlık ve Google’dan en az 921 bin dolarlık ürün satın aldı. CBP ise Microsoft’a en az 81 milyon dolar, Amazon’a en az 158 milyon dolar ve Google’a en az 7 milyon dolar ödeme yaptı. Bu rakamlar, kamuya açık belgelerde şirket adlarının veya temel ürünlerinin doğrudan belirtilmediği ödemeleri kapsamayan asgari tahminler.
Ödemelerin büyük bölümü kurum genelindeki operasyonları destekleyen bulut depolama hizmetlerine yönelik. Bazı ödeme açıklamalarında ICE’in tutuklama ve sınır dışı işlemlerini yürüten Enforcement and Removal Operations birimi ya da öğrencilerden devam eden ceza davalarına kadar çeşitli bilgileri saklayan belirli veri tabanları yer alıyor. ICE ve CBP genellikle bu şirketlerin ürünlerini üçüncü taraflar üzerinden satın alıyor—Microsoft için çoğunlukla Dell Federal Systems; Amazon ve Google için ise Four Points Technology veya Westwind Computer Products gibi daha az bilinen şirketler aracılık ediyor.
Üçüncü taraflar devreye girdiğinde, teknoloji devlerinin ürünlerinin ICE ya da CBP’ye satıldığından haberdar olup olmadığı net değil. Ancak bu ürünler olmadan ABD’nin göçmenlik altyapısının mevcut yapısının büyük ölçüde farklı olacağı açık.
Palantir
ICE ve CBP’nin kullanımındaki en güçlü araçlardan bazıları—birden fazla federal veri tabanındaki bilgileri bir araya getiren veri analiz sistemleri—çoğu zaman Palantir’e dayanıyor.
Federal kayıtlar, Palantir’in ICE için çeşitli veri yönetimi ve analiz yazılım platformları geliştirdiğini gösteriyor. Şirketin 2013’ten bu yana CBP için çalıştığına dair bir kayıt bulunmazken, ICE 2011’den beri Palantir ürünlerine güveniyor.
2014’te Palantir, ICE için şirketin hazır ürünü Gotham’ın bir versiyonu olan Investigative Case Management (ICM) sistemini geliştirdi. DHS’nin 2016 tarihli gizlilik etki değerlendirmesinde ICM, ICE’in “temel kolluk kuvveti vaka yönetim aracı” olarak tanımlanıyor. Sistem; “cezai ve idari soruşturma dosyalarını” saklıyor, CBP ile bilgi paylaşımını kolaylaştırıyor ve ICE ile DHS içindeki ve dışındaki sistemlerde “soruşturma araştırmaları” yürütüyor.

ICM, esas olarak ICE’in suç soruşturma kolu olan Homeland Security Investigations (HSI) ajanları tarafından kullanılıyor. Temmuz 2023’te SAM’e yüklenen bir sunuma göre ICM dünya genelinde yaklaşık 10 bin kişi tarafından kullanıldı.
ICM’nin tüm kapasitesi net değil; ancak Gotham’ın bilinen kullanım alanları ipuçları sunuyor. Polis departmanları Gotham’ı kanıtları merkezileştirmek, dövme veya yara izi gibi fiziksel özelliklere göre şüpheli aramak ve kişiler arası ilişkiler ile olası çete üyelikleri hakkında varsayımlar geliştirmek için kullandı. Askeri müşteriler ise birlik hareketlerini planlamak, gözetim araçlarını izlemek ve “öldürme zinciri” içindeki hedefleri belirlemek için kullanıyor.
WIRED’ın Nisan ayında bildirdiğine göre ICE, Palantir’e Immigration Lifecycle Operating System (ImmigrationOS) adlı başka bir araç geliştirmesi için 30 milyon dolar ödedi. Bu sistem, kurumun kimi sınır dışı edeceğine karar vermesine ve ABD’den çıkarılan ya da gönüllü ayrılan kişileri takip etmesine yardımcı oluyor.
Palantir sözcüsü, ImmigrationOS’un şirketin geliştirdiği yeni bir uygulama olan ELITE ile “aynı temel altyapıyı” paylaştığını belirtti. DHS belgelerine göre ELITE haziran ayından beri kullanımda. 404 Media’nın haberine göre uygulama, olası sınır dışı hedefleri hakkında anlık dosyalar oluşturabiliyor ve bir kişinin belirli bir adreste yaşayıp yaşamadığına dair “güven puanı” üretebiliyor. DHS, ELITE’in sabıka kayıtları ve yakalama emirleri gibi “yapılandırılmamış, okunması zor adres bilgilerine” daha kolay erişmek için yapay zekâ kullandığını ve görevlilerin harekete geçmeden önce çıktıları incelediğini belirtiyor.
ICE ayrıca haziran 2025’ten beri Palantir tarafından geliştirilen ve kuruma iletilen ihbarları “inceleyip kategorize etmek” için tasarlanmış yeni bir araç kullanıyor. Bu araç, ihbarların kısa özetlerini üretmek ve İngilizce olmayanları çevirmek için de tasarlandı.
Palantir daha önce FALCON Tipline adlı aracı da geliştirmişti. FALCON, ajansın “FALCON” olarak adlandırdığı daha geniş bir BT ortamının parçasıydı. Aktif olduğu dönemde FALCON, ticaret verilerini depolayıp analiz eden ve çeşitli dahili veri tabanlarından veri toplayarak arama yapılabilir hale getiren en az iki Palantir aracını daha içeriyordu. ICE 2022’de FALCON’un dahili olarak geliştirilecek bir araçla değiştirileceğini duyurdu; Palantir sözcüsü FALCON ortamının “emekliye ayrıldığını” doğruladı.
Center for Democracy and Technology’den Jake Laperruque, Palantir’in verileri doğrudan toplamadığını ancak ICE’in farklı kaynaklardan elde ettiği verileri analiz etmesini sağladığını ve bunun daha geniş bir gözetim altyapısını mümkün kıldığını belirtiyor. Electronic Privacy Information Center’dan Jeramie Scott ise farklı veri kaynaklarının göçmenlik uygulamaları amacıyla birleştirilmesinin, verilerin başlangıçta toplanma amacını aşındırdığını ve kamu güvenini zedelediğini ifade ediyor.
ICE ajanlarının Minneapolis’te Renee Good ve Alex Pretti’yi öldürmesinin ardından bazı Palantir çalışanları şirketin ICE ile ilişkisi hakkında etik ve ticari sorular yöneltti. Şubat başında WIRED, CEO Alex Karp’ın çalışanlara gönderdiği videoda sınırlı bilgi paylaştığını ve daha fazla bilgi almak isteyenlerin gizlilik sözleşmesi imzalaması gerektiğini bildirdi.
Microsoft
ICE ve CBP, Microsoft’un Azure bulut depolama hizmetini ve Microsoft 365 ürünlerini kullanıyor. ICE’in Microsoft ürünlerini nasıl kullandığına dair kamuya açık bilgi, CBP’ye kıyasla daha fazla.
FPDS kayıtları, ICE’in Azure’u kurumsal BT sistemlerinden sorumlu Office of the Chief Information Officer ile sınır dışı davalarını yürüten Office of the Principal Legal Advisor birimlerinde kullandığını gösteriyor.
Azure ayrıca ICE’in Homeland Security Investigations Technical Operations ekibinin “günlük operasyonlarını” destekliyor. ICE’in internet sitesine göre teknik icra görevlileri, yüksek riskli soruşturmalarda telefon, video, ses, takip ve radyo frekansı teknolojileri gibi elektronik gözetim cihazları kullanıyor.
ICE’in Dynamics 365’i “Scalable Ways to Implement Flexible Tasks (SWIFT)” başlıklı bir sipariş kapsamında satın aldığı görülüyor. 2022 tarihli performans belgesine göre SWIFT, kurum genelindeki çeşitli görevlerin otomasyonunu içeriyor.
ICE ayrıca Enforcement and Removal Operations ile HSI’nin Cyber and Operational Technology Unit (COTU) birimi için en az iki lisans satın aldı. COTU, siber suçların soruşturulması ve DHS içi ve dışı kolluk kuvvetleriyle veri paylaşımını denetliyor. CALEA Network’e yapılan atıf, telekomünikasyon sağlayıcılarının dinleme altyapısı kurmasını zorunlu kılan federal yasaya işaret ediyor; Microsoft’un bu kapsamda nasıl destek verdiği net değil.
ICE ayrıca 287(g) programının yönetim ofisi için Microsoft Teams kullanımına yönelik özelleştirilmiş eğitim satın aldı. Program, yerel kolluk kuvvetlerini ICE ile birlikte çalışmak üzere yetkilendiriyor.
Amazon
CBP ve ICE, operasyonlarını desteklemek için Amazon’un bulut depolama hizmetlerini kullanıyor.
Federal ödeme kayıtları, ICE’in “GovCloud” adlı AWS sürümünü kullandığını gösteriyor. Temmuz 2023’te SAM’e yüklenen sunuma göre Palantir’in ICM sistemi AWS üzerinde çalışıyor.
Aynı sunum, Amazon’un ICE Cloud altyapısını da sağladığını belirtiyor. ICE Cloud; Digital Records Manager, Data Warehouse ve Law Enforcement Information Sharing Service (LEIS) sistemlerini barındırıyor. DHS, LEIS’i ICE ile diğer kolluk kuvvetleri arasında “arka uç süper otoyol veri paylaşım sistemi” olarak tanımlıyor.

ICE Cloud ayrıca Enforcement Integrated Database ve CBP’nin bilgi paylaşım platformu TECS ile bağlantı kuran PRIME Interface Hub’ı barındırıyor. Bu veri tabanları; soruşturma, tutuklama, gözaltı ve sınır dışı kayıtlarını içeriyor.
Amazon, ayrıca Student and Exchange Visitor Information System’e altyapı sağlıyor. 2020 ve 2022’de yapılan iki ödeme, Amazon’un RAVEn adlı veri analiz aracı için altyapı sunduğunu ortaya koydu. RAVEn, bir düzineden fazla federal veri tabanındaki ham verileri analiz etmek için kullanılıyor. DHS müfettiş raporuna göre araç dahili olarak geliştirildi; ancak Palantir, RAVEn’in FALCON’un yerini almak üzere tasarlandığını ve zamanla maliyet ve işlevsellik sorunları yaşadığını belirtti.
FPDS kayıtlarına göre Amazon, CBP’ye canlı yayın altyapısı sunan AWS Elemental Live erişimi de sağladı. Ancak bu hizmetin kullanım detayları sınırlı.
ICE ve CBP, operasyonlarını yürütmek için Google’ın bulut ortamını kullanıyor. FPDS kayıtlarına göre CBP, Google Cloud’u Enterprise Cloud Services Division biriminde kullanıyor.
DHS belgelerine göre Google, Meta, OpenAI ve Anthropic ile birlikte CBP’nin “Belge Özetleme ve İçerik Üretimi” için üretken yapay zekâ kullanımına destek verdi. Hangi belgelerin özetlendiği net değil.
Şubat 2025’te güncellenen bir SAM kaydına göre CBP’nin bulut tabanlı Modular Google Environment (MAGE) sistemi, Arizona’daki Integrated Fixed Towers gözetim kulelerinin mevcut altyapısını destekliyor. 10 metre yüksekliğindeki bu kuleler, sınır bölgelerinde gözetim amacıyla kullanılıyor.
Electronic Frontier Foundation’dan Dave Maass, CBP’nin Google’a ne ölçüde bağımlı olduğunun net olmadığını ve sınır gözetim kulelerinin etkinliğini değerlendirmenin tarihsel olarak zor olduğunu belirtiyor.
Bu ayın başlarında 800’den fazla Google çalışanı, şirketin ICE ve CBP ile yaptığı tüm sözleşmelerin açıklanması ve iptal edilmesi talebiyle bir dilekçe imzaladı.
Derleyen: Damla Şayan



